
"Çocukluğumuzdaki bayramlar" diye klişe bir cümle ile başlayacak iken, aslında 2 ay önceki bayramdan dahi farklı bir bayram yaşayacağımızı fark ettim. Her bayram gibi şüphesiz bu bayram da evlerde temizlikler yapılıyor ancak bir farkla, deterjan yerine tıbbi dezenfektanlarla. Bu bayram hazırlıkları içinde de aileler, dostlar birlikte seyahat veya görüşmeler planlıyor ancak bu da farklı olacak. Türk usulü sarılmadan, öpüşmeden. Belki bu bayram da küskünler barışacak, özlemler giderilecek. Ama sarılmadan, öpüşmeden, tokalaşmadan!
Bu bayram gerçekten şimdiye kadar gördüğüm en farklı bayram. Sarılmadan, el öpmeden, öpüşmeden uyarıları ile dolu.

H1N1, influenza A virus ailesinden geliyor. Başka çeşitleri de var bu ailenin ancak şimdilik her eve, her çocuğa, her yaşlıya misafirliğe gelen virus H1N1. Farklı alt tiplerin genetik parçalarının birleşmesinden oluşmuş, taşıdığı en büyük genetik parça ise domuzda grip etkeni olan influenza A’nınki, adını da buradan almış.
Bizi, kendimizce selamlaşmaktan öpüşmekten alıkoyan yaratık H1N1 ve bizi sarılmaya barışmaya yönlendiren bayram, Kurban Bayramı... İki farklı kavram. Bayram nasıl geçecek merak ediyorum o yüzden. Neredeyse her evde H1N1 pozitif çocuk ve her evde bayram sevinci!
Ayrıntılı inceleme ile bu dönem grip olan çocukların %80’inde H1N1 pozitif, bu çocukların dinlenmesi, iyi beslenmesi, iyi uyuması gerekiyor ve tabii yaşlılar var. Kim bilir hangi kronik hastalığa oturup zorlayacak, bayram yaptırmayacak.
Çok merak ediyorum, H1N1 bayramımızı nasıl kutlayacak.
Her şeye rağmen, hepimize iyi bayramlar.

